★★★ SANALALEM.ORG'A HOŞ GELDİNİZ ★★★ SİTEMİZ SÜREKLİ GÜNCELLENMEKTEDİR ★★★ LÜTFEN ZİYARETÇİ DEFTERİMİZİ İMZALAYINIZ ★★★ EN İYİ GÖRÜNÜM 800x600 ★★★ SİTEMİZİ ARKADAŞLARINIZA TAVSİYE EDİNİZ ★★★
← yazılar
· 3 dk okuma

Yedeğiniz var mı? Asıl soru bu değil

Yedek almak kolay. Geri yüklemek zor. Ve ikisinin aynı şey olmadığını çoğu kurum en kötü anda öğreniyor.

Müşteriye sorarsınız: "Yedeğiniz var mı?"

Cevap neredeyse her zaman "evet"tir.

Sonra sorarsınız: "En son ne zaman bir yedekten geri yükleme yaptınız?"

Ve sessizlik olur.

Yedek bir dosya değil, bir süreçtir

Yedek almak otomatikleştirilebilir ve genelde edilmiştir. Bir görev çalışır, bir dosya oluşur, bir yere yazılır.

Geri yükleme ise el işidir ve ilk kez yapıldığı gün, genelde en kötü gündür: sistem çökmüştür, herkes telefondadır, saat gecenin biridir.

O gece öğrendiğiniz her şey, çok pahalı öğrenilmiş demektir.

Sessizce bozulan yedekler

Sahada gördüğüm en sık üç durum:

1. Görev çalışıyor ama boş yazıyor. Kaynak yol değişmiş, kimlik bilgisi süresi dolmuş, disk dolmuş. Görev "başarılı" diyor çünkü hata almadı — sadece kopyalayacak bir şey bulamadı.

2. Yedek alınıyor ama aynı makinede duruyor. Sunucu çökerse yedek de gider. Fidye yazılımı bulaşırsa yedeği de şifreler.

3. Veritabanı canlı kopyalanıyor. Dosya seviyesinde alınan bir veritabanı yedeği, tutarsız olabilir. Geri yüklediğinizde açılmaz. Veritabanının kendi yedek aracını kullanmak gerekir.

3-2-1 ve eksik kalan yeri

Klasik kural: 3 kopya, 2 farklı ortam, 1 tanesi başka konumda.

Fidye yazılımı çağında bir madde daha gerekiyor: 1 tanesi değiştirilemez olmalı. Yani yedeği alan hesabın bile silme yetkisi olmamalı.

Çünkü modern saldırılar önce yedeği arar. Şifrelemeden önce yedekleri siler, sonra fidye ister. Yedeğiniz aynı ağda ve aynı kimlikle erişilebiliyorsa, yedeğiniz yoktur.

Geri yükleme tatbikatı

Yılda en az iki kez, üretimden bağımsız bir ortamda:

  1. Rastgele bir tarihten yedek seçin — en yenisini değil
  2. Boş bir makineye geri yükleyin
  3. Uygulamayı açın, veriye bakın, birkaç kayıt doğrulayın
  4. Süreyi ölçün

Dördüncü madde en çok atlanan ve en kritik olandır. Çünkü müşteriye verdiğiniz taahhüt bir dosyanın varlığı değil, ne kadar sürede geri döneceğinizdir.

İki sayı

Her sistem için iki sayı tanımlı olmalı:

  • Ne kadar veri kaybını göze alabiliyoruz? (yedek sıklığını belirler)
  • Ne kadar süre kapalı kalabiliriz? (yöntemi ve altyapıyı belirler)

Bu iki soruya cevabı olmayan bir yedekleme planı, plan değil alışkanlıktır.

Ve bu sayıları teknik ekip değil, işi yürüten kişi belirler. Sizin işiniz, verilen cevabın maliyetini göstermek.

Sözleşmeye yazın

Yönetilen hizmet veriyorsanız bu iki sayıyı sözleşmeye yazın. Yazmazsanız felaket anında beklenti "her şey hemen geri gelsin" olur ve o beklenti karşılanamaz.

Yazılı bir hedef, kriz anında herkesi aynı zeminde tutar.

// paylaş

WhatsApp X Telegram

// hatıra defteri

Sen ne hatırlıyorsun?

tüm defter →

Burası yorum alanı değil. Bu yazıyı okurken aklına gelen kendi hatıranı bırak — bir isim, bir akşam, bir ayrıntı. Arşiv ortak hafızayla büyüyor.

Küfür ve bağlantı geçmez. E-posta istemiyoruz. Nasıl saklıyoruz?

Defter henüz boş. İlk hatırayı sen bırak.

// devamı