★★★ SANALALEM.ORG'A HOŞ GELDİNİZ ★★★ SİTEMİZ SÜREKLİ GÜNCELLENMEKTEDİR ★★★ LÜTFEN ZİYARETÇİ DEFTERİMİZİ İMZALAYINIZ ★★★ EN İYİ GÖRÜNÜM 800x600 ★★★ SİTEMİZİ ARKADAŞLARINIZA TAVSİYE EDİNİZ ★★★
← nostalji arşivi

2000

Nokia 3310: kontör, mesaj kotası ve Yılan

Mesaj karakteri sayardık. Kontör bitmesin diye çaldırıp kapatırdık. Ve o telefon gerçekten kırılmıyordu.

Cebinde bir tuğla taşırdın ve bundan gurur duyardın.

160 karakter

Mesaj yazarken karakter sayardık. Ekranın köşesinde kalan hakkın yazardı ve sen cümleyi ona göre kısaltırdın.

Türkçe karakter kullanırsan hak yarıya inerdi. O yüzden herkes "ş" yerine "s", "ı" yerine "i" yazmayı öğrendi. Bir neslin Türkçesi bu yüzden bozuldu diyenler var; ben teknik bir kısıttan doğan bir yazım biçimi olarak görüyorum.

"slm nbr" diye başlayan her mesaj, aslında bir mühendislik kararının sonucuydu.

T9 ve tuşa üç kez basmak

Harf yazmak için tuşa basardın. "C" için üç kez. Aynı tuştaki iki harfi arka arkaya yazacaksan beklemen gerekirdi — imleç ilerlesin diye.

Sonra T9 geldi ve kelimeyi tahmin etmeye başladı. Bazen tahmin doğruydu, bazen tamamen alakasız bir kelime yazardı ve sen fark etmeden gönderirdin.

Otomatik tamamlamanın yarattığı ilk utançlar oradan başladı.

Çaldır kapat

Kontör pahalıydı. O yüzden bir dil geliştirdik: çaldır kapat.

Bir kez çaldırmak "geldim" demekti. İki kez "neredesin". Üç kez "acil". Kimse bunu yazılı bir yerde tanımlamamıştı ama herkes biliyordu.

Sıfır maliyetli, sıfır veri taşıyan, tamamen bağlamdan anlaşılan bir protokol. Bugün olsa buna "sinyalleşme katmanı" derdik.

Yılan

Ve Yılan vardı.

Piksel piksel büyüyen bir çizgi. Duvara ya da kendine çarpınca biterdi. Otobüs beklerken, derste sıranın altında, gece yatakta.

Grafiği yoktu, sesi yoktu, hikâyesi yoktu. Sadece tek bir kural vardı ve o kural yeterliydi.

Düşmesi

O telefonun düşmeye dayanıklılığı efsane oldu ve abartıldı. Ama abartının altında gerçek bir şey var: o cihaz tamir edilebilir ve dayanıklı olacak şekilde tasarlanmıştı.

Bugün elimizdeki cam levhaları kılıf içinde taşıyoruz ve düşünce titriyoruz.

Bir şeyin sağlam olması, bir zamanlar satın alma sebebiydi.

// paylaş

WhatsApp X Telegram

// hatıra defteri

Sen ne hatırlıyorsun?

tüm defter →

Burası yorum alanı değil. Bu yazıyı okurken aklına gelen kendi hatıranı bırak — bir isim, bir akşam, bir ayrıntı. Arşiv ortak hafızayla büyüyor.

Küfür ve bağlantı geçmez. E-posta istemiyoruz. Nasıl saklıyoruz?

Defter henüz boş. İlk hatırayı sen bırak.

// aynı yıllardan