2000
ICQ: numaran kaçtı?
Kullanıcı adı değil, numara verirlerdi. Numaran ne kadar küçükse o kadar eskiydin. Ve o çiçek, yeşile döndüğünde birinin seni beklediği anlamına gelirdi.
UIN
852394
Altı hane. Bu numarayla hava atılırdı.
▸ Ferdi: “buradasın demek”
Tanıştığın birine e-posta değil, UIN verirdin. Dokuz haneli bir sayı. Adın değil, numaran.
Ve o numaranın uzunluğu bir şey anlatırdı: yedi haneli bir numaran varsa eskilerdendin, dokuz haneliysen sonradan gelmiştin. Kimse bunu yüksek sesle söylemezdi ama herkes bilirdi.
"Uh-oh!"
Mesaj geldiğinde çıkan o iki heceli ses. Bilgisayar başında olmasan bile, odanın öbür ucundan duyar ve ne olduğunu anlardın.
O ses o kadar karakteristikti ki, yıllar sonra bir dizide veya filmde duyduğunda hâlâ dönüp bakarsın. Bildirim seslerinin henüz kişiselleştirilemediği, herkesin aynı sesi duyduğu bir dönemin sesiydi.
Yeşil çiçek
Görev çubuğundaki o küçük çiçek simgesi. Yeşilse çevrimiçiydin, kırmızıysa meşgul, griyse görünmez.
Ve karşındakinin çiçeğini izlerdin. Yeşile dönmesini beklerdin. Sonra yeşile dönerdi ve sen hemen yazmazdın — çok istekli görünmemek için biraz beklerdin. O bekleme süresini kim öğretti bize, bilmiyorum. Ama hepimiz biliyorduk.
Yetkilendirme isteği
Birini listene eklemek için izin isterdin. Ve o izin gelene kadar geçen süre, modern hayatta karşılığı olmayan bir gerilimdi. Kabul etti mi? Görmedi mi? Reddetti mi?
Reddedildiğini bilmezdin bile — sadece hiçbir şey olmazdı.
Rastgele sohbet
ICQ'nun bugün pek hatırlanmayan bir özelliği vardı: yaşına, ülkesine, ilgi alanına göre hiç tanımadığın insanları arayabilirdin. İnternetin henüz yabancılardan korkmadığı bir dönemdi.
Brezilya'dan biriyle bozuk İngilizceyle konuştuğun, sonra hiç unutamadığın o akşamlar. Kimse profilini doğrulamıyordu, kimse algoritma önermiyordu. Sadece bir numara ve bir merak vardı.
852394
Bu, kankam Ferdi'nin numarasıydı.
Altı hane. Bugün bunu okuyanların çoğu farkı anlamaz ama o zaman altı haneli bir UIN, sen daha internetin adını duymadan orada olduğun anlamına gelirdi. Listeye eklediğinde önce numaraya bakardın, sonra kişiye.
Ferdi'nin numarasını yirmi yıl sonra hâlâ hatırlıyor olmam, o listelerin telefon rehberinden fazla bir şey olduğunun kanıtı. Kimse kimsenin telefon numarasını ezberlemiyor artık. Ama o dokuz — ya da altı — haneyi hâlâ biliyoruz.
Şimdi
ICQ 2024'te tamamen kapandı. Yıllardır kimse kullanmıyordu zaten; kapanış haberi çıktığında birçok kişi "hâlâ açık mıydı?" diye şaşırdı.
Ama o numaranı hâlâ hatırlıyorsan — ki bahse girerim ilk üç hanesini hatırlıyorsun — o numara bir yerde hâlâ senindir.
// paylaş
// hatıra defteri
Sen ne hatırlıyorsun?
Burası yorum alanı değil. Bu yazıyı okurken aklına gelen kendi hatıranı bırak — bir isim, bir akşam, bir ayrıntı. Arşiv ortak hafızayla büyüyor.
Defter henüz boş. İlk hatırayı sen bırak.