2002
Winamp: llama'nın hakkından gelen program
5 megabaytlık bir program, 10 kilobaytlık bir arayüz teması ve saatlerce uğraşıp yaptığın o çalma listesi. Müzik dinlemek bir kez daha hiç böyle olmadı.
Kurduğunda çalan ilk ses hep aynıydı: "Winamp — it really whips the llama's ass." Ne anlama geldiğini kimse tam bilmezdi, çevirmeye kalkanlar daha da karışık bir yere varırdı. Ama o cümle, programı açtığın her seferde aklına gelirdi.
Küçüktü. İnanılmaz küçüktü.
Bugünün müzik uygulamaları yüzlerce megabayt. Winamp birkaç megabayttı ve o dönemin en yavaş bilgisayarında bile anında açılırdı. Bir işi vardı, onu yapardı.
Üç parçalı bir arayüzü vardı: ana pencere, ekolayzır, çalma listesi. Üçünü istediğin gibi yerleştirirdin, birbirine yapışırlardı. Küçültünce ince bir şeride dönüşürdü ve ekranın köşesinde dururdu.
Skin: internetin ilk kişiselleştirme takıntısı
Ve sonra skin'ler vardı. Programın görünümünü tamamen değiştiren küçük dosyalar. Metalik olanı, şeffaf olanı, sevdiğin grubun logosuyla olanı, tamamen okunmaz ama havalı olanı.
İnsanlar skin indirmek için siteler dolaşır, arkadaşlarıyla takas ederdi. Kendi skin'ini yapanlar vardı. Bir müzik çaların görünümü, o dönemde kim olduğunu anlatmanın bir yoluydu.
Bugün buna "tema" diyoruz ve çoğu uygulamada açık/koyu diye iki seçenek var.
Ekolayzır çubukları
Kimse ne yaptığını tam bilmezdi ama herkes oynardı. Çubukları yukarı aşağı çeker, "bas geldi" derdin. Hazır ayarlar vardı — Rock, Dance, Full Bass.
Aslında çoğu zaman fark yaratan tek şey, o çubuklara bakarken müziğin ritmine göre hareket eden görselleştiriciydi. Saatlerce izlerdin.
Çalma listesi bir emekti
Şimdi bir düğmeye basıyorsun, algoritma sana ruh hâline uygun listeyi hazırlıyor. O zaman listeyi sen yapardın.
Dosyaları tek tek eklerdin. Sıralamayı düşünürdün — hangi şarkı hangisinden sonra gelmeli. Bir kişi için liste hazırlamak ciddi bir işti, mesaj taşırdı. CD'ye yazıp verirsen, o CD'nin üstüne kalemle isim yazardın.
Şarkılar da bedava değildi tam olarak; her biri gece boyu inen, ismi
sarki_adi_FINAL_gercek.mp3 gibi olan, bazen ortasında bambaşka bir parçaya
dönen dosyalardı. Ama senindiler. Sabit diskinde dururlardı.
Şimdi
Winamp'in geliştirilmesi yıllar içinde yavaşladı, el değiştirdi, birkaç kez "geri dönüyor" denildi. Bugün müziğe erişim o zamankinin milyon katı kolay.
Ama sabit diskinde 400 şarkın olduğu ve hepsinin nereden geldiğini hatırladığın o dönemde, müzik bir koleksiyondu. Şimdi bir akış.
Koleksiyonun sahibi olursun. Akışın misafiri.
// paylaş
// hatıra defteri
Sen ne hatırlıyorsun?
Burası yorum alanı değil. Bu yazıyı okurken aklına gelen kendi hatıranı bırak — bir isim, bir akşam, bir ayrıntı. Arşiv ortak hafızayla büyüyor.
Defter henüz boş. İlk hatırayı sen bırak.