2002
FlashGet: indirmeyi kaldığı yerden devam ettiren program
Dosyayı parçalara böler, hepsini aynı anda indirirdi. Ama asıl kahramanlığı başkaydı: hat düştüğünde her şey sıfırlanmıyordu.
sarki_adi_FINAL_gercek_SONNN.mp3
Parçalar (5)
Bağlantı koptu. Yeniden bağlanıldığında indirme %62'den devam edecek — sıfırdan değil.
Çevirmeli dönemde bir dosya indirmek bir bahisti.
Tarayıcıyla indirmeye başlardın. Yüzde 80'e gelirdin. Ve o an biri telefonu açardı — ya da hat kendiliğinden düşerdi. İndirme sıfırlanırdı. Bir gece boyunca inen dosya, tek bir "alo" yüzünden yok olurdu.
Sonra FlashGet'i tanıdık.
İki numarası vardı
Birincisi: parçalama. Dosyayı beşe, sekize bölerdi ve her parçayı aynı anda indirirdi. Ekranda ilerleme çubuğu tek bir çizgi değil, yan yana duran birkaç renkli blok olurdu. Neden hızlandığını çoğumuz tam bilmezdik ama hızlandığını görürdük.
İkincisi ve asıl önemlisi: devam ettirme. Bağlantı koptuğunda kaldığı yeri hatırlar, hat geri geldiğinde oradan sürdürürdü. Bugün bunu okuyan biri "ee, normal" diyecek. O gün bu bir mucizeydi.
O yüzden herkesin bilgisayarında vardı. Teknik biri olman gerekmezdi; "indirme programı" demek FlashGet demekti.
Sabaha karşı üçün ritüeli
Gece tarifesi başlardı. Kuyruğa dosyaları dizerdin. Bilgisayarı açık bırakıp yatardın.
Ve sabah kalktığında ilk işin ekrana bakmak olurdu. Kuyruk bitmiş mi? Yeşil mi, kırmızı mı? O ilk bakış, günün havasını belirlerdi.
Bazen sabah kalkardın ve hat gece yarısı düşmüş olurdu — ama FlashGet yüzde 62'de duruyor olurdu. Sıfırdan değil. Altmış ikiden. Bu, o dönemde alınabilecek en iyi haberdi.
Kuyruğun kendisi bir plandı
İndirme kuyruğunu düzenlemek ciddi bir işti. Hangi dosya önce? Hangisi sabaha kalabilir? Hangisi zaten yarım ve tamamlanmalı?
Bugün her şey anında geliyor ve hiçbir şeyi planlamıyoruz. O zaman internetten bir şey almak sıraya girmek demekti. Ve sıradaki her şeyin bir değeri vardı, çünkü beklemiştin.
Sonra ne oldu
Geniş bant geldi, dosyalar saniyeler içinde inmeye başladı, tarayıcılar kendi indirme yöneticilerini geliştirdi ve "devam ettirme" sıradan bir özellik oldu.
FlashGet'e ihtiyacımız kalmadı. Ama şunu ona borçluyuz: internetin kırılgan olduğu bir çağda, kaybettiğimizi sandığımız şeyleri geri verdi.
Yüzde 62'den devam etmek. Hâlâ güzel bir cümle.
// paylaş
// hatıra defteri
Sen ne hatırlıyorsun?
Burası yorum alanı değil. Bu yazıyı okurken aklına gelen kendi hatıranı bırak — bir isim, bir akşam, bir ayrıntı. Arşiv ortak hafızayla büyüyor.
Defter henüz boş. İlk hatırayı sen bırak.