2011
Google+: kimsenin gelmediği parti
Dünyanın en büyük şirketi bir sosyal ağ kurdu, herkese zorla hesap açtı ve kimse gelmedi.
Davetiye bulmak için uğraştık. Sonra içeride kimse yoktu.
Başlangıç
2011 yazında çıktı ve ilk haftalarda davetiyeyle giriliyordu. Davetiye bulmak prestijdi. Forumlarda istendi, arkadaşlar arasında paylaşıldı.
Sonra kapılar açıldı ve asıl sorun görüldü: içeride konuşacak kimse yoktu.
Herkes hesabını açtı, profilini doldurdu, birkaç paylaşım yaptı ve Facebook'a geri döndü. Çünkü arkadaşları oradaydı.
Çevreler
Ürün aslında Facebook'tan daha iyi bir fikir içeriyordu: çevreler.
Kişileri gruplara ayırıyordun — aile, iş, arkadaş — ve her paylaşımı sadece seçtiğin gruba gösteriyordun.
Bu, gerçek hayattaki davranışın birebir karşılığıydı. İş arkadaşına anlattığın şeyle anneannene anlattığın şey aynı değildir.
Facebook bunu yıllarca çözemedi ve insanlar tek bir kimlikle herkese birden yazmak zorunda kaldı. Özdenetim buradan doğdu: herkes görecekse, hiçbir şey yazma.
İyi fikir kazanmadı. Çünkü sosyal ağda ürün özelliği değil, orada kim var belirleyicidir.
Zorlama
Google bir süre sonra zor kullandı. YouTube yorumu yazmak için hesap şart koşuldu, e-posta hesabına iliştirildi, her yere düğme kondu.
Kullanıcı sayısı yükseldi, kullanım yükselmedi. Hesabı olan yüz milyonlarca insan vardı ve giren yoktu.
Bir metriğin yükselmesi, işin yürüdüğü anlamına gelmez. Bugün rapor okurken hâlâ aklımdaki örnek budur.
Kapanış
2019'da kapandı. Kapanırken kimse veda yazısı yazmadı — FriendFeed'de yazılmıştı.
Aradaki fark şu: biri ev oldu, diğeri hiç olmadı.
// paylaş
// hatıra defteri
Sen ne hatırlıyorsun?
Burası yorum alanı değil. Bu yazıyı okurken aklına gelen kendi hatıranı bırak — bir isim, bir akşam, bir ayrıntı. Arşiv ortak hafızayla büyüyor.
Defter henüz boş. İlk hatırayı sen bırak.