★★★ SANALALEM.ORG'A HOŞ GELDİNİZ ★★★ SİTEMİZ SÜREKLİ GÜNCELLENMEKTEDİR ★★★ LÜTFEN ZİYARETÇİ DEFTERİMİZİ İMZALAYINIZ ★★★ EN İYİ GÖRÜNÜM 800x600 ★★★ SİTEMİZİ ARKADAŞLARINIZA TAVSİYE EDİNİZ ★★★
← nostalji arşivi

2010

Check-in: nerede olduğunu ilan etmek

Bir kafeye girip telefonu çıkarıp 'buradayım' demek. Kısa sürdü, çabuk unutuldu, ama arkasında çok şey bıraktı.

Bir mekâna girerdin ve ilk işin oraya girdiğini bildirmek olurdu.

Rozet ve başkanlık

Oyunlaştırma diye bir kelimeyi çoğumuz ilk burada gördük — adını bilmeden.

Aynı yere en çok giden kişi o mekânın başkanı olurdu. Unvan hiçbir işe yaramazdı. Yine de insanlar unvanı kaptırmamak için fazladan kahve içti.

Rozetler vardı. Belirli şeyleri yapınca açılırdı. Hiçbir karşılığı yoktu.

İnsanı bir şeye devam ettirmek için ödülün değerli olması gerekmiyor; sayılıyor olması yetiyor. Bu, sonraki on yılın bütün uygulamalarının temel mantığı oldu: adım sayar, seri, günlük görev, halka kapatmak.

Mahremiyetin şakaya alındığı dönem

Bugün biri size "sürekli nerede olduğunuzu herkese bildirin" dese tedirgin olursunuz.

2010'da bu eğlenceliydi.

Konum, veri olarak düşünülmüyordu. Paylaşım sanılıyordu. Evde olmadığını herkese ilan etmenin ne anlama geldiği birkaç hırsızlık haberinden sonra konuşulmaya başlandı.

Sonra check-in modası geçti. Ama konum toplama geçmedi — sadece görünmez oldu.

Artık düğmeye basmıyoruz. Telefon zaten biliyor.

Bir alışkanlığın modası geçtiğinde, arkasındaki altyapının da gittiğini sanmak en yaygın hatadır.

Geriye kalan

Mekânların dijital bir kimliği olabileceği fikri buradan kaldı. Bugün bir restoranın puanı, fotoğrafları, yoğunluk saatleri — hepsinin atası o rozet oyunudur.

Faydalı oldu. Karşılığında bir şey verdik ve ne verdiğimizi o gün bilmiyorduk.

// paylaş

WhatsApp X Telegram

// hatıra defteri

Sen ne hatırlıyorsun?

tüm defter →

Burası yorum alanı değil. Bu yazıyı okurken aklına gelen kendi hatıranı bırak — bir isim, bir akşam, bir ayrıntı. Arşiv ortak hafızayla büyüyor.

Küfür ve bağlantı geçmez. E-posta istemiyoruz. Nasıl saklıyoruz?

Defter henüz boş. İlk hatırayı sen bırak.

// aynı yıllardan