★★★ SANALALEM.ORG'A HOŞ GELDİNİZ ★★★ SİTEMİZ SÜREKLİ GÜNCELLENMEKTEDİR ★★★ LÜTFEN ZİYARETÇİ DEFTERİMİZİ İMZALAYINIZ ★★★ EN İYİ GÖRÜNÜM 800x600 ★★★ SİTEMİZİ ARKADAŞLARINIZA TAVSİYE EDİNİZ ★★★
← nostalji arşivi

2006

Sanal klavye: fareyle şifre yazdığımız yıllar

Bankaya girerken ekranda bir klavye çıkardı ve şifreni fareyle tıklardın. Tuhaf görünüyordu ama gerçek bir tehdide karşıydı.

İnternet bankacılığına girerken ekranda bir klavye belirirdi. Rakamlar karışık dizilmiş, her seferinde farklı yerde.

Ve sen şifreni fareyle tıklayarak yazardın.

Neye karşıydı

Buna gülenler oldu ama arkasında gerçek bir tehdit vardı: tuş kaydediciler.

O yıllarda internet kafelerde ve virüslü ev bilgisayarlarında, klavyeden basılan her tuşu kaydeden programlar yaygındı. Şifreni yazarsın, program kaydeder, saldırgan sonra okur.

Sanal klavye bunu kırıyordu: klavyeden hiçbir tuşa basmıyorsun.

Rakamların yerinin her seferinde değişmesi de ikinci bir katmandı — ekran görüntüsü alan bir program bile aynı konumları tekrar kullanamazdı.

Kafede bankaya girmek

O dönemin en tehlikeli alışkanlığı buydu ve herkes yapıyordu.

Kafede otururdun, bankaya girerdin, işini görürdün, çıkardın. Makinenin kimin olduğunu, ne kurulu olduğunu, senden önce kimin oturduğunu bilmiyordun.

Bugün bunu bir müşterime anlatsam işten çıkarma sebebi sayılır. O zaman sıradandı.

Şifre kartı

Bir de o kart vardı: bankanın verdiği, üstünde numaralı kutucuklar olan plastik kart.

Giriş yaparken "34 numaralı kutudaki değeri girin" derdi. Kartı çıkarır, bakar, yazardın.

Fiziksel bir nesne olmadan giriş yapamamak — bugün "sahip olduğun bir şey" diye tanımladığımız doğrulama faktörünün en somut hâli.

Sonra o kartların yerini SMS aldı, sonra uygulamalar.

Ne kaldı

Sanal klavye çoğu bankada kalktı ya da isteğe bağlı hâle geldi. Çünkü tehdit modeli değişti: artık asıl risk tuş kaydedici değil, sahte site ve sosyal mühendislik.

Güvenlik önlemleri, karşı koydukları tehditle birlikte yaşar ve onunla birlikte ölür. Bugün doğru olan önlem, beş yıl sonra gereksiz bir sürtünme olabilir.

Bunu unutan sistemler, kullanıcıyı boşuna yorar.

// paylaş

WhatsApp X Telegram

// hatıra defteri

Sen ne hatırlıyorsun?

tüm defter →

Burası yorum alanı değil. Bu yazıyı okurken aklına gelen kendi hatıranı bırak — bir isim, bir akşam, bir ayrıntı. Arşiv ortak hafızayla büyüyor.

Küfür ve bağlantı geçmez. E-posta istemiyoruz. Nasıl saklıyoruz?

Defter henüz boş. İlk hatırayı sen bırak.

// aynı yıllardan