1999
Bozuk Türkçe: ÅŸ, ü ve þ ile geçen yıllar
Bir metni açardın ve Türkçe harflerin yerinde anlamsız işaretler olurdu. Yirmi yıl boyunca bunu düzeltmeye çalıştık.
Bir e-posta gelirdi. Açardın. Ve şunu görürdün:
MerhabaÂ, nasılsınız?
Türkçe harflerin yerinde anlamsız işaretler. Bir neslin gündelik hayatı buydu.
Sorun neydi
Bilgisayarlar harfleri sayı olarak saklar. Uzun süre herkesin kendi listesi vardı: Windows'un listesi, DOS'un listesi, Mac'in listesi.
Sen "ş" yazardın, senin bilgisayarın buna bir sayı verirdi. Karşı taraf o sayıyı kendi listesine göre okurdu ve bambaşka bir harf çıkardı.
Türkçe, İngilizce olmayan diller arasında bu sorunu en çok yaşayanlardandı çünkü altı harfimiz temel listede yoktu: ç, ğ, ı, ö, ş, ü. Bir de büyük İ.
Çözüm: yazmamak
Milyonlarca insan pratik bir çözüm buldu: Türkçe karakter kullanmamak.
"Nasilsin", "gorusuruz", "tesekkurler". Mesajlarda, e-postalarda, forumlarda.
Bu bir tembellik olarak eleştirildi ama teknik bir savunma refleksiydi: karşı tarafın ne göreceğini bilmiyorsan, riske girmezsin.
Dosya adları
En sinsi hâli dosya adlarındaydı. çalışma raporu.doc diye kaydedersin,
başka bir makinede çalışma raporu.doc olur, ya da hiç açılmaz.
Bugün bile eski arşivlerde bu izlere rastlanır. Bir klasörü açarsın, 1990'lardan kalma bozuk isimler seni karşılar.
Dijital arkeolojinin Türkiye ayağı.
Sıralama sorunu
Bir de sıralama vardı ve hâlâ var. Bilgisayara "alfabetik sırala" dersin, "ı" harfini nereye koyacağını bilemez. "İstanbul" ile "Izmir" hangisi önce gelir?
Türkçe'de ı ve i ayrı harflerdir ve büyük harfleri de ayrıdır: I-ı, İ-i. Bunu bilmeyen her sistem yanlış sonuç üretir.
Bugün yazdığım her projede bunu ayrı ayrı kontrol ediyorum. Yirmi yıllık bir refleks.
Nasıl bitti
Ortak bir liste üzerinde anlaşıldı — bugün neredeyse her yerde kullanılan biçim. Yeni sistemler onunla doğdu, eskiler zamanla geçti.
Ama tamamen bitmedi. Hâlâ bir CSV dosyası açtığında bozuk Türkçe görebiliyorsun. O gördüğün şey, otuz yıllık bir sorunun son kırıntısı.
// paylaş
// hatıra defteri
Sen ne hatırlıyorsun?
Burası yorum alanı değil. Bu yazıyı okurken aklına gelen kendi hatıranı bırak — bir isim, bir akşam, bir ayrıntı. Arşiv ortak hafızayla büyüyor.
Defter henüz boş. İlk hatırayı sen bırak.