★★★ SANALALEM.ORG'A HOŞ GELDİNİZ ★★★ SİTEMİZ SÜREKLİ GÜNCELLENMEKTEDİR ★★★ LÜTFEN ZİYARETÇİ DEFTERİMİZİ İMZALAYINIZ ★★★ EN İYİ GÖRÜNÜM 800x600 ★★★ SİTEMİZİ ARKADAŞLARINIZA TAVSİYE EDİNİZ ★★★
← nostalji arşivi

2005

Dijital fotoğraf: 36 kare sınırının kalkması

Filmde 36 kare vardı ve her biri paraydı. Sonra hafıza kartı geldi, çekmek bedava oldu ve fotoğrafla ilişkimiz tamamen değişti.

Filmli makinede 36 kare vardı.

Otuz altı. Bir tatilin tamamı. Bir düğün. Bir yılın en önemli anları.

Ve çektiğin karenin nasıl çıktığını bilmezdin. Filmi bitirir, stüdyoya verir, birkaç gün bekler, zarfı açardın. Yarısı bulanık, üçü kapalı gözle, biri harika.

Sonra ekran geldi

Dijital makinenin arkasındaki küçük ekran, her şeyi değiştirdi.

Çektin, baktın, beğenmediysen sildin, yeniden çektin.

Bu döngü — çek, bak, sil, tekrar çek — fotoğrafın anlamını değiştirdi. Artık her kare denemeydi. Kaybedecek bir şey yoktu.

Bedava olmanın bedeli

Sınırsız çekmek iyi bir şey gibi görünür. Ama bir yan etkisi oldu: seçmeyi bıraktık.

Otuz altı kare çekerken her birini düşünürdün. Beş yüz kare çekerken hiçbirini düşünmezsin. Ve beş yüz kareye bir daha bakmazsın.

Bugün telefonlarımızda on binlerce fotoğraf var ve hiçbirini basmıyoruz, çoğuna bir daha bakmıyoruz.

Kıtlık, dikkati zorunlu kılıyormuş.

Hafıza kartı

Ve o küçük kart. 128 MB, sonra 512, sonra 1 GB.

Kartın dolması gerçek bir sorundu — tatilin ortasında yer bitince ya silmen ya da kart alman gerekirdi.

Bir de o korku: kartın bozulması. Bütün tatil, bütün düğün, bir plastik parçanın içinde ve yedeği yok.

Basmayı bırakmak

En büyük kayıp bu oldu: fotoğrafı basmayı bıraktık.

Albümler vardı. Kutular vardı. Yıllar sonra açar, bakardın.

Bugün fotoğraflar bulutta ve kimse açıp bakmıyor. Bir hesap kapanırsa, bir parola unutulursa gidiyor.

Bir arşivci olarak söyleyeyim: kâğıt, otuz yıl sonra hâlâ okunabilen tek formattı. Dijitalde bunun karşılığı yedeklemektir ve kimse yapmıyor.

// paylaş

WhatsApp X Telegram

// hatıra defteri

Sen ne hatırlıyorsun?

tüm defter →

Burası yorum alanı değil. Bu yazıyı okurken aklına gelen kendi hatıranı bırak — bir isim, bir akşam, bir ayrıntı. Arşiv ortak hafızayla büyüyor.

Küfür ve bağlantı geçmez. E-posta istemiyoruz. Nasıl saklıyoruz?

Defter henüz boş. İlk hatırayı sen bırak.

// aynı yıllardan