★★★ SANALALEM.ORG'A HOŞ GELDİNİZ ★★★ SİTEMİZ SÜREKLİ GÜNCELLENMEKTEDİR ★★★ LÜTFEN ZİYARETÇİ DEFTERİMİZİ İMZALAYINIZ ★★★ EN İYİ GÖRÜNÜM 800x600 ★★★ SİTEMİZİ ARKADAŞLARINIZA TAVSİYE EDİNİZ ★★★
← nostalji arşivi

2005

USB bellek: cebe sığan sabit disk

Küçücük bir şey aldın ve içine yüz disket sığdı. Ama asıl devrim boyut değildi — sürücü diski istememesiydi.

İlk gördüğümüzde inanmadık.

Anahtarlığa takılacak kadar küçük bir şey ve içinde 128 megabayt. Yani doksan disket.

"Tak ve çalıştır" nihayet çalıştı

Asıl devrim kapasite değildi. Devrim şuydu: takıyordun ve çalışıyordu.

Sürücü diski yok. Kurulum yok. Yeniden başlatma yok. Takıyorsun, bir ses çıkıyor, ekranda beliriyor.

O yıllara kadar bilgisayara bir şey takmak bir projeydi. USB bellek, sıradan insanın "bu iş kolaylaştı" dediği ilk andı.

Kaybetmek

Küçük olmasının bedeli vardı: sürekli kayboluyordu.

Cepte unutulur, çamaşır makinesinde yıkanır, okulda bilgisayarda bırakılırdı. "USB'mi unuttum" cümlesi bir dönemin klasiğidir.

Ve içinde ne olduğunu bilmezdin — çünkü herkesin USB'sinde her şey vardı: ödevler, fotoğraflar, belgeler, bir de kimin ne zaman koyduğu belli olmayan dosyalar.

Virüs taşıyıcısı

Ve tam da bu yüzden USB bellek, virüsün en sevdiği yol oldu.

Bir bilgisayara takarsın, virüs belleğe atlar. Başka bir bilgisayara takarsın, oraya geçer. Otomatik çalıştırma özelliği sayesinde çoğu zaman hiçbir şeye tıklamana bile gerek kalmazdı.

İnternet kafelerdeki bilgisayarlar birer taşıyıcıydı. Öğrenciler ödevini taşırken virüsü de taşıdı.

Bugün kurumsal ortamlarda USB portlarının kapatılması bir paranoya değil; o yılların dersi.

Fiziksel dosya

Bir dosyayı "vermek" hâlâ elden bir nesne uzatmak demekti.

USB'yi uzatırsın, karşı taraf alır, kopyalar, geri verir. O kısa süre boyunca dosya fiziksel bir şeydir.

Bugün bir bağlantı gönderiyoruz ve dosya hiçbir yerde değil, her yerde. Daha pratik. Ama bir şeyi birine verirken elini uzatma jesti kayboldu.

// paylaş

WhatsApp X Telegram

// hatıra defteri

Sen ne hatırlıyorsun?

tüm defter →

Burası yorum alanı değil. Bu yazıyı okurken aklına gelen kendi hatıranı bırak — bir isim, bir akşam, bir ayrıntı. Arşiv ortak hafızayla büyüyor.

Küfür ve bağlantı geçmez. E-posta istemiyoruz. Nasıl saklıyoruz?

Defter henüz boş. İlk hatırayı sen bırak.

// aynı yıllardan