2001
Kasa toplamak: parça parça bilgisayar
Hazır bilgisayar almak ayıptı. Listeyi çıkarır, dükkân dükkân gezer, parçaları tek tek alır, akşam evde birleştirirdin.
Hazır bilgisayar alanlara biraz yukarıdan bakılırdı. Çünkü marifet almakta değil, toplamaktaydı.
Liste
Önce liste çıkarırdın. Anakart, işlemci, bellek, ekran kartı, sabit disk, kasa, güç kaynağı, optik sürücü. Her kalemin yanına fiyat.
Sonra bütçeye sığmazdı ve liste değişirdi. Ekran kartından kısarsın, belleği ikiye bölersin, "sonra eklerim" dersin. O "sonra" çoğu zaman gelmezdi.
Listeyi arkadaşlara gösterirdin. Herkesin bir itirazı olurdu. O anakart şu işlemciyle uyumsuzmuş, o güç kaynağı yetmezmiş. Yarısı doğruydu.
Dükkân gezmek
Bilgisayarcılar hep aynı sokakta olurdu. Birinde işlemci ucuzdur, ötekinde bellek. Üç dükkân gezip yirmi lira kazanmak için bir saat harcardın ve buna değerdi — çünkü asıl mesele para değil, pazarlığı kazanmaktı.
Parçaları poşetlerde taşırdın. Anti-statik poşetler, o gümüş renkli olanlar. Onları atmazdın, saklardın.
Birleştirme gecesi
Akşam eve gelir, masaya gazete serer, kasayı açardın.
Anakart vidalanır, işlemci oturtulur, macun sürülür — çok mu az mı sürdüğün konusunda kimse emin olamazdı. Fan takılır. Kablolar bağlanır: o dönemde her kablo farklıydı ve hangisinin nereye gittiğini el yordamıyla bulurdun.
Sonra o an gelirdi: güç düğmesi.
Bip
Bir bip sesi duyarsan tamamdır. Sistem kendini tanımış, ekran gelecek demektir.
İki bip, üç bip, ya da hiç ses yoksa bir şeyler yanlıştır. Ve o gece uzun olacaktır: belleği çıkarıp takarsın, kartı başka yuvaya alırsın, kabloyu kontrol edersin.
Sorunu bulduğunda gecenin üçü olmuştur ve sen hayatındaki en büyük başarıyı kazanmışsındır.
Ne öğrendik
Bir sistemin parçalardan oluştuğunu, her parçanın bir işi olduğunu ve bir parça bozulduğunda hepsini değil onu değiştirmen gerektiğini.
Bugün sunucu yapılandırırken, sanallaştırma katmanını kurarken, bir arızayı bileşenlerine ayırırken aynı şeyi yapıyorum.
O gece masaya serdiğimiz gazete, aslında bir mühendislik dersiydi.
// paylaş
// hatıra defteri
Sen ne hatırlıyorsun?
Burası yorum alanı değil. Bu yazıyı okurken aklına gelen kendi hatıranı bırak — bir isim, bir akşam, bir ayrıntı. Arşiv ortak hafızayla büyüyor.
Defter henüz boş. İlk hatırayı sen bırak.