★★★ SANALALEM.ORG'A HOŞ GELDİNİZ ★★★ SİTEMİZ SÜREKLİ GÜNCELLENMEKTEDİR ★★★ LÜTFEN ZİYARETÇİ DEFTERİMİZİ İMZALAYINIZ ★★★ EN İYİ GÖRÜNÜM 800x600 ★★★ SİTEMİZİ ARKADAŞLARINIZA TAVSİYE EDİNİZ ★★★
← nostalji arşivi

2005

İlk ADSL: telefon çalarken internete girebilmek

256 kbps. Bugün bir fotoğraf bile bu hızla inmez. Ama o gün hayatımızda değişen şey hız değildi — internetin artık kapanmıyor olmasıydı.

Teknisyen geldi, hattı böldü, küçük bir kutu bıraktı. Kutunun üstünde ışıklar vardı ve o ışıklardan biri sürekli yanıyordu.

Sürekli.

Asıl devrim hız değildi

İlk paketler bugünün gözüyle komik: 256 kbps, sonra 512, sonra 1 Mbps. Bir film indirmek hâlâ bir geceyi alıyordu.

Ama kimse hıza bakmıyordu. Herkes şuna bakıyordu: modem artık çalmıyordu. Bağlanmak diye bir eylem kalmamıştı. Bilgisayarı açtığın anda internet oradaydı. Ve annen telefonda konuşurken sen internetteydin.

Bu, o güne kadar imkânsız olan bir şeydi. Evde iki ayrı gerçeklik aynı anda çalışabiliyordu.

Fatura korkusunun bitişi

Çevirmeli dönemde her dakika para demekti. ADSL ile birlikte sabit ücret geldi — ne kadar kullanırsan kullan aynı fatura.

O psikolojik değişimi küçümsemeyin. İnternette oyalanabilmek ilk kez mümkün oldu. Amaçsızca gezinmek, bir sayfadan diğerine atlamak, bir videoyu ikinci kez izlemek. Bugün "internette vakit geçirmek" dediğimiz şey teknik olarak o gün icat edildi.

Tabii bir süre "kotalı" paketler vardı ve ayın 20'sinde hızın düşmesi diye bir kâbus yaşandı. Ama sınırsıza geçiş kaçınılmazdı.

Wi-Fi'dan önce: kablo

Modem salondaydı, bilgisayar odandaydı. Aradaki mesafeyi bir ethernet kablosu kapatırdı — kapı altından geçen, duvar kenarından giden, herkesin takıldığı o mavi kablo.

Kablonun uzunluğu evdeki güç dengesini belirlerdi. Yeterince uzunsa odana çekerdin, değilse salonda, herkesin gözü önünde internete girerdin.

Ve sonra her şey değişti

Sürekli bağlantı, sonrasında olan her şeyin ön koşuluydu. Video izlemek, bulut, sosyal medya, anlık mesajlaşma, akıllı telefon — hiçbiri dakikası ücretli bir dünyada doğamazdı.

O küçük kutunun sürekli yanan ışığı aslında bir eşikti. Öncesinde internet gittiğin bir yerdi. Sonrasında yaşadığın bir yer oldu.

Bir itiraf

Yine de: o ilk hafta, alışkanlıkla, bilgisayarı kapatmadan önce "bağlantıyı kes" demeye devam ettik.

Vazgeçmesi zor oldu. Çünkü o tıklama, bir dönemin sonunu işaretliyordu.

// paylaş

WhatsApp X Telegram

// hatıra defteri

Sen ne hatırlıyorsun?

tüm defter →

Burası yorum alanı değil. Bu yazıyı okurken aklına gelen kendi hatıranı bırak — bir isim, bir akşam, bir ayrıntı. Arşiv ortak hafızayla büyüyor.

Küfür ve bağlantı geçmez. E-posta istemiyoruz. Nasıl saklıyoruz?

Defter henüz boş. İlk hatırayı sen bırak.

// aynı yıllardan