★★★ SANALALEM.ORG'A HOŞ GELDİNİZ ★★★ SİTEMİZ SÜREKLİ GÜNCELLENMEKTEDİR ★★★ LÜTFEN ZİYARETÇİ DEFTERİMİZİ İMZALAYINIZ ★★★ EN İYİ GÖRÜNÜM 800x600 ★★★ SİTEMİZİ ARKADAŞLARINIZA TAVSİYE EDİNİZ ★★★
← nostalji arşivi

1996

Okulda bilgisayar dersi: kaplumbağayı yürütmek

Sınıfta on bilgisayar, otuz öğrenci vardı. Üçer kişi oturur, sırayla klavyeye dokunurduk. Ve ekranda bir kaplumbağa çizgi çizerdi.

Bilgisayar dersi haftada bir saatti ve o saat için bütün hafta beklerdik.

Ayakkabı çıkarmak

Bilgisayar sınıfının kendi kuralları vardı. Bazı okullarda ayakkabı çıkarılırdı. Yerde halı olurdu, perdeler kapalı olurdu, klima çalışırdı.

O oda okulun geri kalanından farklı kokardı — sıcak plastik ve statik elektrik.

Ve o odaya girmek, sıradan bir dersliğe girmek gibi değildi.

Üçer kişi

On bilgisayar, otuz öğrenci. Yani her makinede üç kişi.

Bir kişi klavyede olur, ikisi izlerdi. Sonra sıra değişirdi — ya da değişmezdi, çünkü klavyeyi kapan bırakmazdı.

Bugün her çocuğun cebinde kendi cihazı var. O zaman sıra beklemek öğrenmenin bir parçasıydı ve izlemek de öğrenmekti — belki de yazmaktan daha fazla.

Kaplumbağa

İlk programlama deneyimimiz genelde bir kaplumbağaydı.

İLERİ 100 yazardın, ekrandaki ok ilerler ve arkasında bir çizgi bırakırdı. SAĞ 90 yazardın, döner. Dört kez tekrarlarsan kare çıkardı.

Sonra döngü öğrenirdin ve kare tek satıra inerdi. O an bir şey anladın: bilgisayara aynı şeyi tekrar tekrar söylemek zorunda değilsin.

Programlamanın tamamı o cümlenin içinde.

"Kaydettin mi?"

Ders bitmeden hocanın sorduğu soru buydu ve cevap genelde hayırdı.

Diskete kaydetmeyi unutan, bilgisayarı yanlış kapatan, disketini getirmeyen. Bir haftalık çalışma bir anda giderdi.

Kaydetme alışkanlığını korkuyla öğrendik. Bugün otomatik kaydeden sistemlerde çalışırken bile refleks olarak Ctrl+S'ye basan bir nesil var.

Kimler devam etti

O sınıflarda üç kişiden biri devam etti. Bir kısmı yazılımcı oldu, bir kısmı sistemci, bir kısmı hiç dokunmadı.

Farkı yaratan şey yetenek değildi. Farkı yaratan, evinde bilgisayarı olan ya da o odaya teneffüste de girebilendi.

Erişim, ilgiden önce gelir. Bugün de öyle.

// paylaş

WhatsApp X Telegram

// hatıra defteri

Sen ne hatırlıyorsun?

tüm defter →

Burası yorum alanı değil. Bu yazıyı okurken aklına gelen kendi hatıranı bırak — bir isim, bir akşam, bir ayrıntı. Arşiv ortak hafızayla büyüyor.

Küfür ve bağlantı geçmez. E-posta istemiyoruz. Nasıl saklıyoruz?

Defter henüz boş. İlk hatırayı sen bırak.

// aynı yıllardan